Yokluğunun hırçın sularında çırpınan bir sessizliğim var
Sana kanayan yaraların son sahibi olma gururum !
Sen ki bakışlarının deminde buharlatan yüreğimi,
Sen ki bir hüzün feryadı koynumun sol yanında ağır mi agir..
Adına ayrılıklar işlenir gecenin karanlık koylarına,
Yüreğinle karşıma cik
Gel ki gör tahribatını, külliyatını aşk tarihinin,
Sözcüklere sığmayan ahvallerinin bendeki hallerini cilelerini
Gel gör..
12 Nisan 2009 Pazar
masal..
Sen ben ve hepimiz..
Taşıyabildiğimiz,
ve yasayabildiğimiz kadar biliriz.
Her benlik, kendi kuytusunda yücedir
Bir yerde susmaktır anlamak
Gerisi bir masaldır hayat..
Taşıyabildiğimiz,
ve yasayabildiğimiz kadar biliriz.
Her benlik, kendi kuytusunda yücedir
Bir yerde susmaktır anlamak
Gerisi bir masaldır hayat..
bir eski dus
Bir eski düş oldun
Penceremde puslu bir hayal
Benliğimde saklı bir tarih
Anılardan uzak artık tüm anımsamalar
Yıllar sonra yine sen deyip sorgulanınca hatıralar
İçimin soğuk sularında titreyen bir yer
Mutluluğun zamanı geçmiş bu aşkta
Ayrılık çanları hala kulaklarımda
Adının al karasında bir sezgidir artık tüm yaşananlar.
Penceremde puslu bir hayal
Benliğimde saklı bir tarih
Anılardan uzak artık tüm anımsamalar
Yıllar sonra yine sen deyip sorgulanınca hatıralar
İçimin soğuk sularında titreyen bir yer
Mutluluğun zamanı geçmiş bu aşkta
Ayrılık çanları hala kulaklarımda
Adının al karasında bir sezgidir artık tüm yaşananlar.
..kendimi aklarim
Bunlar benim en salak zamanlarım
Dünyanın döngüsü dışında dar duraklarda, dirilme dalgınlığımla düşünüyorum
Düşbahçemde baharı müjdeleyen çiçeklerin solukuğu
Yüzümün rengi sessizliğimin ahenginde gizli
Gri bir labiremtin en mat karsinde kendime tutanaksızlığım
Aynalardaki bu soğuk yüz
Hayatımın en sisli fotoğraflarıyla kaplı iç duvarlarım
Benliğimin bana ait boşlukları
Şurumun travma havaları
Kördüğüm arayışlar asalaklığında küllerim
Bunlar benim en salak zamanlarım
...kendimi aklarım
Hayatın kendisi değil bu yaşadıklarım..
Bunlar benim en salak zamanlarım
Sana söz derlenip toparlanıp daha çok kendim olacağım
Ayağım burkuldu bocaladım
Dilim dolaştı saçmaladım
Beynim karıştı tırladım
İçim bulandı karardım
Yüzüm ekşidi sarardım
Bunlar benim en salak zamanlarım
..kendimi aklarim
Dünyanın döngüsü dışında dar duraklarda, dirilme dalgınlığımla düşünüyorum
Düşbahçemde baharı müjdeleyen çiçeklerin solukuğu
Yüzümün rengi sessizliğimin ahenginde gizli
Gri bir labiremtin en mat karsinde kendime tutanaksızlığım
Aynalardaki bu soğuk yüz
Hayatımın en sisli fotoğraflarıyla kaplı iç duvarlarım
Benliğimin bana ait boşlukları
Şurumun travma havaları
Kördüğüm arayışlar asalaklığında küllerim
Bunlar benim en salak zamanlarım
...kendimi aklarım
Hayatın kendisi değil bu yaşadıklarım..
Bunlar benim en salak zamanlarım
Sana söz derlenip toparlanıp daha çok kendim olacağım
Ayağım burkuldu bocaladım
Dilim dolaştı saçmaladım
Beynim karıştı tırladım
İçim bulandı karardım
Yüzüm ekşidi sarardım
Bunlar benim en salak zamanlarım
..kendimi aklarim
Sacma Sapan Saatler..
Saçma Sapan Saatler
Düşünen bir sessizlik
Yürüyen bir kepazelik
Yalpak mı yalpak bu avarelik
Eksi teoriler düşsüz hesaplar
Kibirli serzenişler içten boşluğa esintiler
Kavgasız gürültüsüz ihtişamsız yergiler kaybetmeler
Gülmeyen sevinçli roller, sevmeden sevmeler
İz düşümü zamansız seyirtmeler
Günler genler gevelenenler
Sarmaş dolaş aptal nağmeler
Amaçsız ilerlenen anlamsız manalı hevesler
Güller küller dilsiz nüveler, kederli ünlemler
Kazanılmadan kaybedilen, başlamadan biten
Gelmeden giden, görünmeden yiten herşeyden bir dem,
Hep dipten tükenenler..
Tarihi geçmis ayrılıklar gölgesinde avuntular, hatrı sorgulamalar
Yeniden yinelenen gel-gitler, hep sondan bir önceki haller hoş gibi loş devinimler oloğanca boş netleşmeler
Tenimden uzak şehvetimden ırak hayal hüsran sevişmeler
Yol boylarınca geriye dönüşler kaldırımlarca bilinçsiz nefesler..
Düşsüz sokaklarda kendine suursuz ihanetler..
Sacma sapan saatler..gunler..geceler..anlamsiz unlemler inlemeler..
Düşünen bir sessizlik
Yürüyen bir kepazelik
Yalpak mı yalpak bu avarelik
Eksi teoriler düşsüz hesaplar
Kibirli serzenişler içten boşluğa esintiler
Kavgasız gürültüsüz ihtişamsız yergiler kaybetmeler
Gülmeyen sevinçli roller, sevmeden sevmeler
İz düşümü zamansız seyirtmeler
Günler genler gevelenenler
Sarmaş dolaş aptal nağmeler
Amaçsız ilerlenen anlamsız manalı hevesler
Güller küller dilsiz nüveler, kederli ünlemler
Kazanılmadan kaybedilen, başlamadan biten
Gelmeden giden, görünmeden yiten herşeyden bir dem,
Hep dipten tükenenler..
Tarihi geçmis ayrılıklar gölgesinde avuntular, hatrı sorgulamalar
Yeniden yinelenen gel-gitler, hep sondan bir önceki haller hoş gibi loş devinimler oloğanca boş netleşmeler
Tenimden uzak şehvetimden ırak hayal hüsran sevişmeler
Yol boylarınca geriye dönüşler kaldırımlarca bilinçsiz nefesler..
Düşsüz sokaklarda kendine suursuz ihanetler..
Sacma sapan saatler..gunler..geceler..anlamsiz unlemler inlemeler..
yara..
ışıkları sönük içindeki şehrin
sokakların karanlık
kaldırımların ıssız bazen
ne gün,
ne güneş
ne de bahar çiçekleri
hiçbir renk,
hiçbir koku tat vermezken
ne şarkılar,
ne şiirler
ne düşler teselli etmez
umut yeşermezken
hayat..
hazin bir türkü
nakaratlar hıçkırık olur
bakışlarda nem bulutu
sessizlik isyan olur bazen
yitmeye görsün bizden biri!
işte o zaman,
hüzünlü bir sual sarar bizi
kime uzak
kime yakın
kime dost
kime yalnızız?..
bütün dert ve kederlerini unutur insan,
insanları sevince..
yaşamak daha da güzel
dostluk.. ve yürek bölüşülünce..
hele ki umut maviye bulanınca..
bütün yalnızlıkları
gamlı mutsuzlukları çekiyor insan
sığınınca kendine
duygular kılıflara
benlik zırhlara
yürek kuytulara kapanınca
ansızın gitmeler olursa bir gün?
kırılır kanar güller o zaman
kırılır..
kanar..
güller..
ve günler..
hayatta, bize hep kaybeteyi öğrettiler
ne kazanmayı
ne sevmeyi bildik biz
kimi sevdiysek yaraladık
kimi sevdiysek yara aldık hepimiz.
yara..
enes 2008
sokakların karanlık
kaldırımların ıssız bazen
ne gün,
ne güneş
ne de bahar çiçekleri
hiçbir renk,
hiçbir koku tat vermezken
ne şarkılar,
ne şiirler
ne düşler teselli etmez
umut yeşermezken
hayat..
hazin bir türkü
nakaratlar hıçkırık olur
bakışlarda nem bulutu
sessizlik isyan olur bazen
yitmeye görsün bizden biri!
işte o zaman,
hüzünlü bir sual sarar bizi
kime uzak
kime yakın
kime dost
kime yalnızız?..
bütün dert ve kederlerini unutur insan,
insanları sevince..
yaşamak daha da güzel
dostluk.. ve yürek bölüşülünce..
hele ki umut maviye bulanınca..
bütün yalnızlıkları
gamlı mutsuzlukları çekiyor insan
sığınınca kendine
duygular kılıflara
benlik zırhlara
yürek kuytulara kapanınca
ansızın gitmeler olursa bir gün?
kırılır kanar güller o zaman
kırılır..
kanar..
güller..
ve günler..
hayatta, bize hep kaybeteyi öğrettiler
ne kazanmayı
ne sevmeyi bildik biz
kimi sevdiysek yaraladık
kimi sevdiysek yara aldık hepimiz.
yara..
enes 2008
25 Mart 2009 Çarşamba
surgunuyuz biz bu kentin..
Sürgünüydük biz bu kentin
Belli etmeyen mutsuzları..
Tarihi geçmiş derin pışmanlıkların,
Kendine öfkelerin odağı
Kaybetmişliğimizin en yakın tanığıydık bizler
Ve bize bu kez gurbet kılıfıyla güldü hayat..
Öyle güldükü sorma
O bize güldü biz bir daha gülemedik sonra
Zor zamanlardan geçtik,
Vefa etmedi bize o mutluluk düşlerimiz..
Sığ sularından içtik kentin
Sızı olup aktık derinlerimize,
Bosluklarimiz buyudu yalnizliklarimiz yurudu..
Biz pesinde bu melankolinin
surguyduk biz bu kentin..
hic degismedik biz
ne aidiyet ne vazgecis,
ne hakkaniyet ne yukselis
hep ayni kuyuda hep ayni koylarda hep kayiplarda..
kiyilarimiz sessiz sessizliklerimiz nuvesiz
tekin ve tevekkul icinde acilarimiz
suskun ve agir suskun ve yavan..hayat..
Belli etmeyen mutsuzları..
Tarihi geçmiş derin pışmanlıkların,
Kendine öfkelerin odağı
Kaybetmişliğimizin en yakın tanığıydık bizler
Ve bize bu kez gurbet kılıfıyla güldü hayat..
Öyle güldükü sorma
O bize güldü biz bir daha gülemedik sonra
Zor zamanlardan geçtik,
Vefa etmedi bize o mutluluk düşlerimiz..
Sığ sularından içtik kentin
Sızı olup aktık derinlerimize,
Bosluklarimiz buyudu yalnizliklarimiz yurudu..
Biz pesinde bu melankolinin
surguyduk biz bu kentin..
hic degismedik biz
ne aidiyet ne vazgecis,
ne hakkaniyet ne yukselis
hep ayni kuyuda hep ayni koylarda hep kayiplarda..
kiyilarimiz sessiz sessizliklerimiz nuvesiz
tekin ve tevekkul icinde acilarimiz
suskun ve agir suskun ve yavan..hayat..
imlem..
İlişkiler zamana
Dostluklar ummana oynar çağımda
Özründen medetsiz duygular sarmalında
Yarınsız sevdalar tortusu olmuş güzelim sevgiler
Ne sır’dan ne hakitten eser
Tümden demsiz imlemeler..
Dostluklar ummana oynar çağımda
Özründen medetsiz duygular sarmalında
Yarınsız sevdalar tortusu olmuş güzelim sevgiler
Ne sır’dan ne hakitten eser
Tümden demsiz imlemeler..
gelde sus, gelde anlat
Boş bir sayfa olmak gibi
Bir hiçlik vurur kimi zaman insan yüreğine
Ne çizgilerin bellidir ne rengin
Nede o ak oluşundaki anlamın.
Hayatın sorgusu içindesindir
Ve bütün yargılar seni huzrundan tutmakta
Rotasız bir yoldur aktığın
Dönüp dönüp geriye baktığın
Anılar vardır ne yapsanda kopamadığın
Birde önünde iz düşümü yanılgıların
Hangi nehre hangi denizlere savrulduğunu bile bilmeden
Sanki hiçbir yerdesın bir okyanus çıkmazının tam ortasında olmak gibi
Hayallerin vardır kendine sakladığın
Ve yüreğinin en ince telinde pışmanlıkların
Unutamadıklarında değil
ayrılıklarınadır tüm bu bozgunlukların
Yarına bir umudun var
Ve paylaşılmaya deger sancıların
içine sığmayan yalnızlıkların..
Düşünmek.. düşlemektir gerisi, tüm derdin efkarın
Gelde sus der yüreğin gelde anlat,
Gelde umursama gelde kendini aldat..
Yada herşeyi bir kenara
kendinide bir başına bırak..
Bir hiçlik vurur kimi zaman insan yüreğine
Ne çizgilerin bellidir ne rengin
Nede o ak oluşundaki anlamın.
Hayatın sorgusu içindesindir
Ve bütün yargılar seni huzrundan tutmakta
Rotasız bir yoldur aktığın
Dönüp dönüp geriye baktığın
Anılar vardır ne yapsanda kopamadığın
Birde önünde iz düşümü yanılgıların
Hangi nehre hangi denizlere savrulduğunu bile bilmeden
Sanki hiçbir yerdesın bir okyanus çıkmazının tam ortasında olmak gibi
Hayallerin vardır kendine sakladığın
Ve yüreğinin en ince telinde pışmanlıkların
Unutamadıklarında değil
ayrılıklarınadır tüm bu bozgunlukların
Yarına bir umudun var
Ve paylaşılmaya deger sancıların
içine sığmayan yalnızlıkların..
Düşünmek.. düşlemektir gerisi, tüm derdin efkarın
Gelde sus der yüreğin gelde anlat,
Gelde umursama gelde kendini aldat..
Yada herşeyi bir kenara
kendinide bir başına bırak..
ah yanlizlik..
Dostlukların dem tutmadığı bir iklimde
Hangi gün içimdeki sessizlikten ürkmedim ki
Anılara sarınmak kaldı geriye
Geriye ice savrulmak..
Terkimde onca özlemin savruk titreyişi
Bir gurbet agrısı bu belkide
Gam getiren dilime
Benligime yalnızlık,
Ah yalnızlık..
Hangi gün içimdeki sessizlikten ürkmedim ki
Anılara sarınmak kaldı geriye
Geriye ice savrulmak..
Terkimde onca özlemin savruk titreyişi
Bir gurbet agrısı bu belkide
Gam getiren dilime
Benligime yalnızlık,
Ah yalnızlık..
23 Mart 2009 Pazartesi
ugultu
. .
hayatin ugultusu
yureklerin sussuzlugunu haykirir derinden
terk edilmis tum sevilerden kalan bir yenilmisliktir yalnizliga yasli yanimiz!
keder, kuytusundan cikagelir her dem,
zamansiz huzunler yorgunudur golgemiz
kipirtisiz ve kayitsiz.
tarihimizin ve talihimizin en sisli,
en katran yerinden bakariz umuda
umut,
kenara atilimis bir cocuk gibidir icimizde
ve icimiz,
sevgiye maadur'dur tum hecelerde..
yalnin yalnizliklardan
sessiz kiyilardan geceriz, suskun!
islak kaldirimlarda
gunessiz odalarda hep titremelerimiz, argin!
ne yillar.. ne yollar gorduk
ne sevdalardan
ne karabasan yanlizliklardan gectik
sessiz gemilerle gonderdik tum anilari
hatiralarimizi bolustugumuz kuslarda gitti
herkes bizden,
hersey bizden birer birer goc etti
herkes bizden,
hersey bizden birer birer yittip gitti..
kendi sizilarimiz,
pismanliklarimizla kaldik bas basa
ve o hic kimseye soylemedigimiz mutsuzluklarimiz, yanilgilarimizla
neydi beklentilerimiz
ne umduk ne bulduk o yitik sevilerden..
simdi hayatimizin ve duslerimizin neresindeyiz
simdi kalbimizin en cok neresinde?
yillarin bizi terk ettigi
yollarin bizi unuttugu
mazinin bizi avutmadigi kara-gurbet mevsimlerinde ruhlarimiz
geride kalan tum seviler..
hayat ve insanlarla amansizca bolusulmus
her bir parcasi bir yerde
bize sadece bosluklari emanet edilen bir yurekle kaldik geride!
bir yurek'ki terkinde yillanmis bir sarap gibi,
tasir aciyi ve acisizligi
gamsiz olunmadaki teba'nin kutsanmisliginda cekilir suskunluk simdi..
sana benzeyen senden uzak durur (cunku)
vardigin kiyilarda..
kiyina vuran dalgalarda hep bir yokluk yoksunluk var, devinimsiz
sana bakan gozlerde..
derinligine sizilmayan 'seni gormeler anlamalar' cok cabuk unutmalar..
seni saran dostane varliklarin varliklarindaki yokluklari
ve bu durumu hic caktirmamalari..gibidir hayat..
gunlerin tasidi bir gurbet yabanciligi var herseyde
herseyde biraz vazgecmislik tukenmislik var ah..
icinde, disinda ve heryerde iste bak
kokun bile sana yabanci
ruhunu tanimaz oldugun an'lar nasilda cogaldi!
anilar bile, birer birer uzaklasip dagildi
'bu sendeki bir yenilmislik hikayesi degil, tarihinin miladi elbette'
nereye baksan hicret butun zamanlar
ne yone donsen ufkunun serin sessizligi
kime sarilsan kime siginsan bosluk..
ne gun
ne gece
nede yarin,
yureginin incinen telvesinde asili kalmis o derin kahrin!
sokaklarin sesinden sana akan bir sessizliktir koynuna hapsettigin simdi
dunyanin en derlenmis yalnizligindasin belki
kiyilarinin isissizliginda..yada
ruhlari yarali yureklerin en sessiz yolcusu.. (ve dostu!) olmussun bak!
hele bir bak
kendine
hayata
ve su hayatsizliga..
hayatin ugultusu
yureklerin sussuzlugunu haykirir derinden
terk edilmis tum sevilerden kalan bir yenilmisliktir yalnizliga yasli yanimiz!
keder, kuytusundan cikagelir her dem,
zamansiz huzunler yorgunudur golgemiz
kipirtisiz ve kayitsiz.
tarihimizin ve talihimizin en sisli,
en katran yerinden bakariz umuda
umut,
kenara atilimis bir cocuk gibidir icimizde
ve icimiz,
sevgiye maadur'dur tum hecelerde..
yalnin yalnizliklardan
sessiz kiyilardan geceriz, suskun!
islak kaldirimlarda
gunessiz odalarda hep titremelerimiz, argin!
ne yillar.. ne yollar gorduk
ne sevdalardan
ne karabasan yanlizliklardan gectik
sessiz gemilerle gonderdik tum anilari
hatiralarimizi bolustugumuz kuslarda gitti
herkes bizden,
hersey bizden birer birer goc etti
herkes bizden,
hersey bizden birer birer yittip gitti..
kendi sizilarimiz,
pismanliklarimizla kaldik bas basa
ve o hic kimseye soylemedigimiz mutsuzluklarimiz, yanilgilarimizla
neydi beklentilerimiz
ne umduk ne bulduk o yitik sevilerden..
simdi hayatimizin ve duslerimizin neresindeyiz
simdi kalbimizin en cok neresinde?
yillarin bizi terk ettigi
yollarin bizi unuttugu
mazinin bizi avutmadigi kara-gurbet mevsimlerinde ruhlarimiz
geride kalan tum seviler..
hayat ve insanlarla amansizca bolusulmus
her bir parcasi bir yerde
bize sadece bosluklari emanet edilen bir yurekle kaldik geride!
bir yurek'ki terkinde yillanmis bir sarap gibi,
tasir aciyi ve acisizligi
gamsiz olunmadaki teba'nin kutsanmisliginda cekilir suskunluk simdi..
sana benzeyen senden uzak durur (cunku)
vardigin kiyilarda..
kiyina vuran dalgalarda hep bir yokluk yoksunluk var, devinimsiz
sana bakan gozlerde..
derinligine sizilmayan 'seni gormeler anlamalar' cok cabuk unutmalar..
seni saran dostane varliklarin varliklarindaki yokluklari
ve bu durumu hic caktirmamalari..gibidir hayat..
gunlerin tasidi bir gurbet yabanciligi var herseyde
herseyde biraz vazgecmislik tukenmislik var ah..
icinde, disinda ve heryerde iste bak
kokun bile sana yabanci
ruhunu tanimaz oldugun an'lar nasilda cogaldi!
anilar bile, birer birer uzaklasip dagildi
'bu sendeki bir yenilmislik hikayesi degil, tarihinin miladi elbette'
nereye baksan hicret butun zamanlar
ne yone donsen ufkunun serin sessizligi
kime sarilsan kime siginsan bosluk..
ne gun
ne gece
nede yarin,
yureginin incinen telvesinde asili kalmis o derin kahrin!
sokaklarin sesinden sana akan bir sessizliktir koynuna hapsettigin simdi
dunyanin en derlenmis yalnizligindasin belki
kiyilarinin isissizliginda..yada
ruhlari yarali yureklerin en sessiz yolcusu.. (ve dostu!) olmussun bak!
hele bir bak
kendine
hayata
ve su hayatsizliga..
kaybolan yillar
kaybolan yillar!
gunlerin getirdigi, yillarin gorurdugunden ne kadarda az
bu yuzden maziye, yuzumuz donuk hep..
oyle ki sigindigimiz kuytulardan bizden bir tek bizi sorar
kaybettiklerimizide biz sorariz hayata hep..
yureklerimizin kanayan yamasi hep yama ile sarilir oldu..
zamana yenik dusen duslerimizin golgesi ile suzdukce ufku
yarisiz yarinlar agir basar kiyilarimizda
ne bir dalaga, nede martilar.
donmesi beklenen
yada gidilesi umulan evrelerden uzak
koyaklarda soguk kayalarda eyleriz yurek salimizi
sokaklarin coskusu, caddelerin uzunlugu
yollarin coklugu, 'kaybolan yillarin' yoklugu
insanlarin senden uzakligi sana insansizligi
yitik sevilerden arda kalan yarali gulmelerle yasar olduk hayati!..
yakin tarihimizin uzak surgunleriyiz
bir hikayenin kefili, sessiz dugularin sahibi ezelden
son deminde kederden mutluluk damitir olduk
yuzumuz yalnizliga, yalnizlik yuregimize muhur oldu
kaybolan yillarin kekremsi es(ir)erleriyiz.
gunlerin getirdigi, yillarin gorurdugunden ne kadarda az
bu yuzden maziye, yuzumuz donuk hep..
oyle ki sigindigimiz kuytulardan bizden bir tek bizi sorar
kaybettiklerimizide biz sorariz hayata hep..
yureklerimizin kanayan yamasi hep yama ile sarilir oldu..
zamana yenik dusen duslerimizin golgesi ile suzdukce ufku
yarisiz yarinlar agir basar kiyilarimizda
ne bir dalaga, nede martilar.
donmesi beklenen
yada gidilesi umulan evrelerden uzak
koyaklarda soguk kayalarda eyleriz yurek salimizi
sokaklarin coskusu, caddelerin uzunlugu
yollarin coklugu, 'kaybolan yillarin' yoklugu
insanlarin senden uzakligi sana insansizligi
yitik sevilerden arda kalan yarali gulmelerle yasar olduk hayati!..
yakin tarihimizin uzak surgunleriyiz
bir hikayenin kefili, sessiz dugularin sahibi ezelden
son deminde kederden mutluluk damitir olduk
yuzumuz yalnizliga, yalnizlik yuregimize muhur oldu
kaybolan yillarin kekremsi es(ir)erleriyiz.
anlayamazsin
...
bilemiyorum!
bazen hayatindaki herseye
herkese inanmak ister insan
ve inanmak icin yasar sonra
bu inanc,
kimi yerde umut
kimi yerde bir dus
kimi yerde yeni bir hayatin, icsel ve en yasamsal gucu.. heyecanidir.
bilemezsin
ama yasamalisin..
yasanacak birseyler cikiyosa karsina
hayatta hersey oluyor, ve olmalida
gideni durduramiyosan, gelenide engelleyemezsin.
birgun sana birseyler olur sana, anlayamazsin
dunyanin bir yerindeysen
heryerindesin
kendinin merkezindeysen
baskasinin hucresindesin
mazinin golgesindeysen
yarinlarin kiblesindesin
duslerinin yelesindeysen
mutlulugun kabrindesin
sevginin seyrindeysen
hayatin kutsaligindasin..
bilemiyorum!
bazen hayatindaki herseye
herkese inanmak ister insan
ve inanmak icin yasar sonra
bu inanc,
kimi yerde umut
kimi yerde bir dus
kimi yerde yeni bir hayatin, icsel ve en yasamsal gucu.. heyecanidir.
bilemezsin
ama yasamalisin..
yasanacak birseyler cikiyosa karsina
hayatta hersey oluyor, ve olmalida
gideni durduramiyosan, gelenide engelleyemezsin.
birgun sana birseyler olur sana, anlayamazsin
dunyanin bir yerindeysen
heryerindesin
kendinin merkezindeysen
baskasinin hucresindesin
mazinin golgesindeysen
yarinlarin kiblesindesin
duslerinin yelesindeysen
mutlulugun kabrindesin
sevginin seyrindeysen
hayatin kutsaligindasin..
Etiketler:
enes. subat 2009 paris sularinda..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)