12 Nisan 2009 Pazar

gel gor..

Yokluğunun hırçın sularında çırpınan bir sessizliğim var
Sana kanayan yaraların son sahibi olma gururum !
Sen ki bakışlarının deminde buharlatan yüreğimi,
Sen ki bir hüzün feryadı koynumun sol yanında ağır mi agir..

Adına ayrılıklar işlenir gecenin karanlık koylarına,
Yüreğinle karşıma cik
Gel ki gör tahribatını, külliyatını aşk tarihinin,
Sözcüklere sığmayan ahvallerinin bendeki hallerini cilelerini
Gel gör..

masal..

Sen ben ve hepimiz..
Taşıyabildiğimiz,
ve yasayabildiğimiz kadar biliriz.
Her benlik, kendi kuytusunda yücedir
Bir yerde susmaktır anlamak
Gerisi bir masaldır hayat..

bir eski dus

Bir eski düş oldun
Penceremde puslu bir hayal
Benliğimde saklı bir tarih
Anılardan uzak artık tüm anımsamalar
Yıllar sonra yine sen deyip sorgulanınca hatıralar
İçimin soğuk sularında titreyen bir yer
Mutluluğun zamanı geçmiş bu aşkta
Ayrılık çanları hala kulaklarımda
Adının al karasında bir sezgidir artık tüm yaşananlar.

..kendimi aklarim

Bunlar benim en salak zamanlarım
Dünyanın döngüsü dışında dar duraklarda, dirilme dalgınlığımla düşünüyorum
Düşbahçemde baharı müjdeleyen çiçeklerin solukuğu
Yüzümün rengi sessizliğimin ahenginde gizli
Gri bir labiremtin en mat karsinde kendime tutanaksızlığım
Aynalardaki bu soğuk yüz
Hayatımın en sisli fotoğraflarıyla kaplı iç duvarlarım
Benliğimin bana ait boşlukları
Şurumun travma havaları
Kördüğüm arayışlar asalaklığında küllerim
Bunlar benim en salak zamanlarım
...kendimi aklarım

Hayatın kendisi değil bu yaşadıklarım..
Bunlar benim en salak zamanlarım
Sana söz derlenip toparlanıp daha çok kendim olacağım
Ayağım burkuldu bocaladım
Dilim dolaştı saçmaladım
Beynim karıştı tırladım
İçim bulandı karardım
Yüzüm ekşidi sarardım
Bunlar benim en salak zamanlarım
..kendimi aklarim

Sacma Sapan Saatler..

Saçma Sapan Saatler


Düşünen bir sessizlik
Yürüyen bir kepazelik
Yalpak mı yalpak bu avarelik
Eksi teoriler düşsüz hesaplar
Kibirli serzenişler içten boşluğa esintiler
Kavgasız gürültüsüz ihtişamsız yergiler kaybetmeler
Gülmeyen sevinçli roller, sevmeden sevmeler
İz düşümü zamansız seyirtmeler
Günler genler gevelenenler
Sarmaş dolaş aptal nağmeler
Amaçsız ilerlenen anlamsız manalı hevesler
Güller küller dilsiz nüveler, kederli ünlemler
Kazanılmadan kaybedilen, başlamadan biten
Gelmeden giden, görünmeden yiten herşeyden bir dem,
Hep dipten tükenenler..
Tarihi geçmis ayrılıklar gölgesinde avuntular, hatrı sorgulamalar
Yeniden yinelenen gel-gitler, hep sondan bir önceki haller hoş gibi loş devinimler oloğanca boş netleşmeler
Tenimden uzak şehvetimden ırak hayal hüsran sevişmeler
Yol boylarınca geriye dönüşler kaldırımlarca bilinçsiz nefesler..
Düşsüz sokaklarda kendine suursuz ihanetler..
Sacma sapan saatler..gunler..geceler..anlamsiz unlemler inlemeler..

yara..

ışıkları sönük içindeki şehrin
sokakların karanlık
kaldırımların ıssız bazen


ne gün,
ne güneş
ne de bahar çiçekleri
hiçbir renk,
hiçbir koku tat vermezken
ne şarkılar,
ne şiirler
ne düşler teselli etmez
umut yeşermezken
hayat..
hazin bir türkü
nakaratlar hıçkırık olur
bakışlarda nem bulutu
sessizlik isyan olur bazen

yitmeye görsün bizden biri!
işte o zaman,
hüzünlü bir sual sarar bizi

kime uzak


kime yakın


kime dost


kime yalnızız?..

bütün dert ve kederlerini unutur insan,
insanları sevince..
yaşamak daha da güzel
dostluk.. ve yürek bölüşülünce..

hele ki umut maviye bulanınca..

bütün yalnızlıkları
gamlı mutsuzlukları çekiyor insan
sığınınca kendine
duygular kılıflara
benlik zırhlara
yürek kuytulara kapanınca

ansızın gitmeler olursa bir gün?
kırılır kanar güller o zaman
kırılır..
kanar..
güller..

ve günler..

hayatta, bize hep kaybeteyi öğrettiler
ne kazanmayı
ne sevmeyi bildik biz
kimi sevdiysek yaraladık
kimi sevdiysek yara aldık hepimiz.
yara..

enes 2008

25 Mart 2009 Çarşamba

surgunuyuz biz bu kentin..

Sürgünüydük biz bu kentin
Belli etmeyen mutsuzları..
Tarihi geçmiş derin pışmanlıkların,
Kendine öfkelerin odağı
Kaybetmişliğimizin en yakın tanığıydık bizler
Ve bize bu kez gurbet kılıfıyla güldü hayat..
Öyle güldükü sorma
O bize güldü biz bir daha gülemedik sonra
Zor zamanlardan geçtik,
Vefa etmedi bize o mutluluk düşlerimiz..
Sığ sularından içtik kentin
Sızı olup aktık derinlerimize,
Bosluklarimiz buyudu yalnizliklarimiz yurudu..
Biz pesinde bu melankolinin

surguyduk biz bu kentin..
hic degismedik biz
ne aidiyet ne vazgecis,
ne hakkaniyet ne yukselis
hep ayni kuyuda hep ayni koylarda hep kayiplarda..
kiyilarimiz sessiz sessizliklerimiz nuvesiz
tekin ve tevekkul icinde acilarimiz
suskun ve agir suskun ve yavan..hayat..